6 Eylül 2008 Cumartesi

tanrıyla yakın sohbetlerden alıntılar - 2

- anlat bakalım...
- niye? zaten herşeyi bilen ve görensin. dahası hissedensin. neden anlatmamı istiyosun ki?
- senin coşkun, senin heyecanın hoşuma gidiyo... ona bişey armağan ettiğinde sevindiğini görmek hoşuna gidiyor di mi?
- evet
- buna rağmen yine de "beğendin mi" diye soruyosun. neden?
- anladım :)
- dinliyorum...
- bunu çok seviyorum. ilk anları... henüz başlamamışken; bi taraftan içimden bi ses aslında çoktan başladığını söylerken diğer taraftan "ya terslerse" endişesi... o kararsızlık ve emin olamama hali... aslında koyduğun basit doğa kuralları işliyor herşeyde olduğu gibi.
- neymiş onlar?
- bilmiyor musun? onları sen koymadın mı?
- senin gözünle nasıl görünüyorlar onu anlat bana...
- evet ama bunu da biliyosun. benim hissettiklerim senin hissettiklerin
- birine bişey armağa...
- tamam... aslında bir erkeğin bir dişiyi tavlaması diye bişey yok. biz erkekler güzel, güçlü, yetenekli olan tarafız. ama bu bir üstünlüğün değil, tam tersi bir beklentinin sonucu...
- ne beklentisi?
- bir dişinin bizi beğenmesi beklentisi. ben erkek olarak türlü çeşitli taklalar atar numaralar yaparım. ve bununla o dişiyi etkilemeye çalışırım. aslında sistem şu: dişi zaten beni beğenmiştir ve beni çoktan seçmiştir. ama işi yokuşa sürmesi hem onun için hem benim için daha zevkli. ona yaklaşıp kur yapmama izin verir. böylece ben de ona yaklaşır ve bildiğim en iyi numaraları sergilerim. bu, onun kadınlık gururunu okşar, bir erkeğin onun için uğraşması, onu elde etmeye çalışması dişiyi mutlu eder. bi süre uğraştırıp sonra bana pasaportu verir. bu sırada ben de dişiyi etkilemek yaptığım numaraların karşılığını alırım... yani bi çeşit başarmışlık duygusu. zafer gibi bişey... aslında tavlayan erkek yoktur; dişi erkeğin kendisini tavlamasına izin verir hepsi bu!
- peki bunu bile bile hala zevk almanı neyle açıklıyosun?
- suyun kaldırma kuvvetini bilsem de bilmesem de geminin dalgalarda salınmasından zevk alıyorum. aynı şey :)
- çok takla attın mı peki? :)
- hayır :) o gerçekten çok sıcak ve dobra bi kadın... onun gibiler kalmadı sanıyordum. ne istediğini ve nasıl istediğini çok doğrudan ve içten bi şekilde gösterdi, açık ve net davrandı. gerçekten özel bi kadın göndermişsin bana :)
- unutma!
- neyi?
- gidecek... görevi bittiğinde. ve bunun ne zaman olacağını ben bile bilmiyorum. çünki bunu sen belirliyceksin!
- yani?
- her an gidebileceğini unutma, bunu bil ve buna hazırlıklı ol. ama bi yandan da onunla "ne kadar kaldfığını bilmediğin" vaktini mümkün olan en iyi şekilde değerlendir... belki son 10 saniyendir. onu çok seviceksin, o da seni! büyük mutluluk istiyosan büyük risk almalısın! onunla her anın tadını çıkar, çok sev, ve bunu ona her zaman göster. sana verdiğim bir yetenek var ki; bu yeteneğe karşı koyamaz: samimiyet! kendine ve bana olduğun kadar samimi ol ona da... ve sonra her zaman alışkın olduğunu, bir insanın senin samimiyetine karşı koyamayışını izle... ama bu kez karşındaki de özel biri. sadece yaşa! YAŞA!
- adaletsizsin :(
- ADALET; EŞİTLİĞİ DEĞİL DENKLİĞİ SAĞLAMAKTIR!
- ...

Hiç yorum yok: