11 Ocak 2010 Pazartesi

tanrıyla yakın sohbetlerden alıntılar - 40

- merhaba... bugün aslında bir cevap aramıyorum. sanırım cevap zaten açık ve net belli.
- yine de üzerinde düşünelim.
- peki. sohbete çok hızlı girip bir anda ölçütleri koyduk karşılıklı, B ile. bunun sonucunda da sanırım istemeden de olsa bir sınır oluştu. bir tür duvar. üzerinden atlayabileceğimi gayet iyi bildiğim, ama bir şekilde sinirlerimi bozan ve biraz da görüşümü kısıtlayan bir duvar. duvarın arkasındakini gayet iyi bilmeme rağmen, bir şekilde geri adım atmaya başladım. ve şu anda çok dengesizim. bu dengesizliği onda da hissediyorum. ama onu suçlayamam, sanırım benim dengesizliğim ondan yansıyor.
- peki ne istiyorsun?
- sanırım yanlış bir zamanda çıktı karşıma. uzun süre önce gösteride izleyip bayıldığım, sonrasında da inanılmaz tesadüflerle tanıştığım bu kadınla kötü bir zamanda karşılaştık! zira ben, önemli bir kabuk değişimindeyim ve şu an bir yandan bu değişimi başlatabilecek ve kendimi aşabilecek cesaretimle kendimi yenilmez hissederken, bir yandan da kabuğumun olmaması nedeniyle son derece savunmasız durumdayım. ayrıca son saçmalıklardan sonra tesadüfler konusunda da tedirginim. malum, beni inanılmaz tesadüflerle içine ittiğin son olayda canım fena yandı.
- suçu bana atma!
- tamamen suçsuz da değilsin ama...
- bu senin bakış açın.
- ayrıca yakından gördüğümde etkilenmede ciddi bir azalma oluyor. sanırım ilk konuşmada örülen duvarlar yüzünden. yakınına gittiğimde tek gördüğüm şey duvar. biraz uzaklaşında bahçeyi görüyorum ve gördüklerim çok ilgimi çekiyor. ama yaklaştığımda birşey göremez oluyorum. ve tabi bir de bu duvarda kullandığı tuğlaların bende yarattığı etki var!
- komplekslerin çıktı ortaya değil mi?
- evet... uzun süredir ilk kez bir kadının yanında kendime çok da güvenemez bir haldeyim. ama dediğim gibi, bunu biraz da konuşmalarıyla o yarattı.
- ona baktığında gördüklerin?..
- evet! kendimi görüyorum. insanların önüne nasıl bir duvar ördüğümü ve yaklaşmak isteyebilecek kimi insanları, bu isteklerini göstermek konusunda bile korkutup kaçıracak kadar çok konuştuğumu farkettim ona bakarken. onun bana yaptığı da buydu sanırım. ya da o bunu yapmadıysa da ben bunu yaptığımı artık net olarak görebiliyorum. ve susmayı öğreniyorum, insanlara seçme şansı bırakmaya çalışıyorum artık. bugün bununla ilgili haklı olduğumu düşündürecek bir sohbet geçti G. ile aramda.
- evet. içerik olarak onaylamadığım birşey olsa da, kendini geliştirmen adına o sohbetin sana yol gösterdiği ve düşüncelerini pratiğe geçirme konusunda iyi bir başlangıç deneyimi olduğu kesin...
- peki şimdi gelelim son duruma.
- arabada söylediklerin doğruydu. akışa bırak. biliyorsun ki, olması gerekenleri olması gerektiği zamanda gönderiyoruz hepinize. ayrıca sen de farkındasın ki, sen bir imajdan etkilenmiş durumdasın. kadının kendisinden değil.
- şu kabuk değiştirme döneminde hiç birşeyi zorlamadan, bastırmadan sessizce ilerlemek istiyorum sadece.
- o zaman öyle yap. ama sana çeşitli bahanelerle göndereceğim davetlere de katıl mutlaka ;) onlar da gelişimin için önemli...
- tamam. ama şunu bilmeni istiyorum: bu sıra, sana en çok ihtiyaç duyacağım zamanlarmış gibi hissediyorum. eğitimimin bir parçası olarak özellikle yapmayacaksan, şu sıra beni yalnız bırakma! huzurlu ve dingin olmak istiyorum. beni dengesizlikten koru.
- seninleyim...