14 Ocak 2009 Çarşamba

tanrıyla yakın sohbetlerden alıntılar - 25

- tekrar ben :)
- bu sıra gelmen gerekiyordu zaten :)
- şu denge mevzuunda, değişik sonuçlara ulaşmaya başladım...
- ulaştığın sonuçlara bakalım...
- öncelikle, benimsediğim tüm felsefelerde "denge" var. "herşey zıddıyla vardır" durumu yani... evrendeki herşey, birbirini dengeleyen ve birinin diğerine baskın gelmediği durumlarda doğru çalışan karşıt ikili sistemler üzerine kurulu... bu; benim, 10-12 yıldır varlığını iddia ettiğim "kişilik seçimi" teorimi de destekliyor.
- çiftler meselesi.
- evet! evrendeki herşey, ama istisnasız herşey için, bir de onun "karşıt"ı var. ki, buna benzer bir konu daha önceki bir konuşmamızda geçmişti. korku ve cesaretten bahsetmiştik.
- evet! herşey çifttir. ve bu çiftlerin her bir teki, çiftteki diğer tekin tam olarak karşıtıdır.
- ve biliyorum ki, bize verdiğin hiç bir şey gereksiz ya da zararlı değil! bu nedenle; nefreti, öfkeyi, kıskançlığı, hasedi, kini yenmeye çalışanlar, bunları "zararlı" diye nitelendirip onlardan arınmayı öğütleyen tüm felsefe ve sistemler büyük bir hata yapıyor bana göre. birşeyin zıddı olmazsa, kendisi de varolamaz. ya da asla "denge" kurulamaz!
- size herşeyi denge için verdim... hemen her kültürde varolan bir insani söz vardır: "azı karar, çoğu zarar" diye. bu sözünüz, aslında hayatınızdaki hrşey, ama herşey için geçerli... karşıtlıklar, zıtlıklar bu "karar" miktarının yakalanmasını, yani dengeyi kolaylaştırmak içindir.
- biliyorum. her ne kadar modern bazı kültürler ve benim saçma bulduğum toplumsal beklentiler aksini iddia etse de, insanın temel amacı, doğadaki diğer canlılarla aynı: insan soyunun devamını sağlamak! bu bağlamda, verdiğin herşey de bunu gerçekleştirmemizi sağlayacak ya da kolaylaştıracak şeyler!
- siz doğadaki diğer canlılardan ve cansızlardan bir noktada ayrılıyorsunuz: bilinç! diğerlerine bunu vermedim. onlar gerçekten, sadece doğa aracılığıyla onlara yüklediğim görevleri yerine getirir, kısacası kendi kaderlerini yaşar. onlar için belirlenmiş olanı. ve insan müdahalesini olmadığı herşey -insanın kendisi de dahil- kaderini kusursuz bir şekilde yaşar ve yaradılış amacı neyse, bunu "mükemmel" biçimde yerine getirir.
- insan soyunu sürdürmek için, öncelikle hayatta kalmam gerek! bunun için temel ihtiyaçlarım beslenme, korunma, yenilenme... sanırım bu kadar. beslenmek, yenilenmeyi de kapsayan bir dizi günlük insani etkinliğimin temel anahtarı. vücudumun kendi içinde bile, benim farkında dahi olmadığım dengeler var. ben bir erkeğim ama vücudumda kadınlık hormonu da var, ve bu da bir başka dengeye hizmet ediyor. vücudumdaki sıvıların, minerallerin, herşeyin bir dengesi var. bunlar benim bilincim dışında, beynim tarafından yürütülüyor.
- beslenmeni sağlamak için sana "acıkma" hissini verdim. ya da "susama" hissi. bunlar seni, vücudunda dengelerin bozulduğu ve dengenin korunması için beslenmen gerektiği konusunda uyaran basit uyarıcılar aslında.
- ayrıca pek çok durumda, canımın bazen "özel" şeyler çekmesinin de, yine dengeyle ilgili olduğunu biliyorum. fiziksel ya da ruhsal durumumdaki değişimler sonucu, belli anlarda ya da dönemlerde belli maddelere ihtiyacım olabiliyor, ya da artabiliyor. o zaman canım o maddeyi içeren yiyecekleri çekiyor. hamilelerin kahveye düşkünlüğü gibi... ya da ne bileyim, salatalığı tuzladığımda daha lezzetli bulmam gibi (sodyum-potasyum dengesi ile ilgili)
- başka şeyler de var. örneğin korku: korku; sizi, sonunu bilmediğiniz maceralara atılmaktan alıkoyan bir emniyet kemeridir. korkularınız sayesinde, tehlikeli olabilecek durumlardan kaçınırsınız, ya da tehlikeye maruz kaldığınızda, fiziksel ve ruhsal olarak o tehlikeyi daha kolay savuşturabilecek bir hale gelirsiniz, korku bunu sağlar.
- ancak, korkuyutek başına verseydin, o zaman herşeyden korkar, parmağımızı bile oynatamazdık!
- aynen öyle... cesaret, size, korkuyu dengelemesi ve temkini elden bırakmadan bilmediğiniz şeyleri de denemeyebilmeniz için verdiğim bir özellik. cesaret olmasaydı, hiç bir şey yapamazdınız. ama, aynı şekilde, sadece cesareti verseydim, o zaman da hiçbir korkunuz olmazdı. korkusuz olursan, "bana bir şey olmaz" deyip uçurumdan aşağı atlayabilirsin!
- paylaşma duygusunu vermeseydin, toplum olamazdık, sosyal hayata uyum sağlayamazdık. ama bencillik olmasaydı, sınırsız paylaşma duygusu yüzünden koyun sürüsüne dönerdik. sadece bencillik olsaydı, o zaman da sosyalleşemezdik!
- suç ve ceza, sevgi ve nefret, hasret ve vuslat, aşk ve tiksinti, paylaşımcılık ve bencillik, korku ve cesaret, uyumluluk ve uyumsuzluk, boyun eğmek ve asilik... aklına gelen herşey! hep çifttir, ve hepsi dengenin kurulması içindir!
- şu durumda aramam gereken şey tek başına sevgi, sınırsız hoşgörü, herşeye iyi bakmak iyi görmek olamaz!
- değil zaten! araman gereken, aramanız gereken şey "denge". herşeyi hoşgörmek, hata yapanın aynı hatayı tekrar tekrar yapmasına sebep olur. bu ona iyilik mi sence?
- tabi ki hayır! bir insana hata yaptığını söylemezsen, o kendini doğru yapıyor zanneder!
- bu konu, üzerinde yüzyıl boyunca konuşup, hala yeni açılımlar bulabileceğin bir konu!
- biliyorum. bahçedeki zararlı otları temizlemek, doğaya ve olması gereken doğal akışa müdahale etmektir. zararlı otların bile, orada olmasının bir sebebi var. benim bu sebebi henüz anlamamış olmam, onların gereksiz olduğu anlamına gelmez!
- o halde?
- nefret, kıskançlık, kin, öfke... tukaka ilan edilen bütün bu duygular benim bütünlüğümün ve dengemin anahtarları... bu duyguları öldürmek, onları yok etmek dengeyi sonsuza dek kaybetmek demek...
ama bir nokta var: bu duygular "sivri" ve keskin kenarlı duygular. çok sert ya da yüksek dozda kullanımları gerçekten zararlı!
- onları kontrol etmeyi öğrenmen gerek!
- evet
- o halde?
- o halde ne?
- terazinin bir kefesindekini kontrol altında tutuyorsan, diğer kefedekini de kontrol altında tutman gerekmiyor mu?
- kesinlikle! çok kabaca olumlu ve olumsuz duygu ve tepkiler diye ayrırsak, bu karşıtları... olumsuzlar olmazsa, olumlular beni yanlışa götürür. olumsuzlar çok güçlenirse bu da beni diğer taraftaki yanlışa götürür. eğer olumsuzları kontrol etmem gerekiyorsa, olumluları da aynı şekilde kontrol etmem gerekir! denge budur...
- bu konu bitmedi farkındasın...
- son cümlemi yazdım ve geri sildim. bu konuda insanlarla bu kanaldan tartışmak istemiyorum zira :)
- akıllıca ;)