16 Ocak 2009 Cuma

tanrıyla yakın sohbetlerden alıntılar - 26

- neden hiç bir şey yapamıyorum? neden kilitlendim?
- bilmediğin bir konu. sadece esinlenmeyle çözebileceğin bir konu değil çünkü!
- amadaha önce yüzlerce örnek gördüm bununla ilgili...
- o örnekleri alıcı gözle incelemedin, teknik olarak zayıf olduğun bir konu bu...
- dışardan bakıldığında son derece basit görünüyor, hala... sorun, benim teknik olarak zorlanmam değil ki ayrıca!
- biliyorum. aklına tam olarak yatan, gerçekten "evet bu" diyeceğin, içine sinen birşey tasarlamak istiyorsun!
- doğrusu da bu değil mi? basit, sade ve sıucak birşey tasarlamalıyım...
- yapmaya çalıştığın şey, yapılabileceklerin en zoru!
- biliyorum. basit ve iddiasız görünen şeylerle insanları etkilemek çok daha zordur, bu büyük bir iddiadır aslında!
- karmaşıklaştıkça, işin içine farklı renkler, dokular ve lezzetler girdikçe, insanların dikkati dağılır, asıl olana yöneltmeleri gereken dikkat, yan ögeler tarafından çalınır. bu nedenle bu tür tasarımlar ilk başta çok daha çekicidir. ancak; ilk anda daha etkileyici ve gösterişli görünen kalabalık tasarımlar, kısa sürede yorucu hale gelir. ve bir süre sonra insanlar, bütün süslemeleri detayları bırakıp asıl olanla ilgilenmeye başlarlar. çünkü işlerine yarayan, istediklerini gerçekleştiren kısım süsler değil, tasarımın temel çıkış noktası, yani ana işlev ögeleridir. bu durumda, ilk başlarda süslere kayan dikkat giderek merkeze geri döner ve sonuçta da, başlangıçta çok güzel göz boyayan tüm fazlalıklar, giderek gereksiz birer ağırlık halini alır!
- peki neden basit daha zordur?
- kalabalık tasarımlar, gösterişli olduklarından kabul edilmeleri daha kolaydır. ilk anda daha fazla insanı daha kolay etkilerler. yalın tasarımın zorluğu da buradadır. orta karar güzelliğe sahip bir kadın düşün: bu kadını allayıp pullayarak, süsleyerek çok çekici ve etkileyici gösterebilirsin. ancak bu göz boyama, kadının soyunmaya başlamasıyla birlikte yavaş yavaş yok olacaktır! süsleri kaldırdıkça, asıl olan, yani kadının çıplak güzelliğine dikkat etmeye başlarsın ki o zaman onun o kadar da güzel olmadığını görürsün. oysa gerçekten güzel bir kadın, vücuduna sadece bir çarşaf doladığında bile güzeldir!
- yani, yalın bir tasarımın güzel olabilmesi için, "içindeki"nin, yani temel tasarım unsurlarının etkileyici olması mı gerek?
- bunun gibi bir şey... yalın tasarımın insanların dikkatini çekeceği ikincil ögeleri yoktur, bu nedenle dikkat ilk andan son ana kadar hep asıl olanda kalır. ve dikkatin ilk yöneldiği noktada, yani merkezdeki tasarım ve ögelerin yalınlığı, ilk başlarda sıkıcı gelebilir.
- peki benim ne yapmam gerek şimdi?
- zor olanı tasarlaman gerek! yani sade ve etkileyici olanı. basit düşün, basitleştir! önce bir marangoz gibi düşün: 3 tane kutun var, ve bunları kullanıma amaçlarına göre basit basit tasarla... sonra asıl kullanım amacını bozmadan, küçük bir iki detayla "kutu" olmaktan çıkarıp birer "ürün" haline getir...
- sonra?
- sonra bunları birbirleriyle basitçe ilişkilendir... birinden diğerine nasıl geçeceğini bul, ama en basit yoldan olsun bu geçiş! hangisini hangi sıklıkta kullanacaksan ona göre bir önem sırası oluştur kafanda.
- en çok sohbet kutusunu kullanacağım!-
- o zaman en gözönündeki kutu o olmalı. en işlevsel kutu! insanların en çok görecekleri kutu...
- sonra müzik kutusu var.
- müzik kutusunda neye ihtiyacın olduğunu biliyorsun zaten. bu en iyi bildiğin işle ilgili bir şey :)
- evet. onu sohbet kutusunun biraz gerisinde, ama müzik olduğu için de biraz yüksekte tutmalıyım sanırım.
- ve skeç kutusu!
- az kullanacağım. ayrıca, içinde yapacağım şeyler zaten komik olacağından, o kutunun sade ve dikkat dağıtmayacak şekilde olması gerek!
- şimdi 3 kutumuz var: sade, etkileyici, en çok vakit görülecek ve dikkat edilecek olan sohbet kutusu... ihtiyaçlara göre basitçe tasrlanmış, biraz daha geride ama biraz da yüksekte olan müzik kutusu... ve son olarak; az kullanılan, ve içinde dönecek olan curcunayı ön plana çıkaracak sade ve silik skeç kutusu...
- böyle düşününce çok daha basitleşti :) sanırım şimdi tasarlamak daha kolay olacak.
- bunları birbirlerine bağlama gerek!
- evet, bunu nasıl yapacağım?
- yine en basit ve doğrudan şekilde... basitçe bağladıktan sonra da, bu basit bağları biraz daha "işleyip" genel tasarıma ve temaya uyduracaksın. bu kadar basit!
- peki, tasarımı 2 gündür bir türlü beceremeyince neden doğrudan sana geldim ben?
- çünkü tasarım -her ne kadar fiziksel gerçekler ve ihtiyaçlar çerçevesinde yapılsa da- ilham gerektiren bir süreçtir. sonuçta hepsi aynı işlevi aynı şekilde gerçekleştiren yüzlerce otomobil modeli var, ama heğsi farklı görünüyor...
- bu dekoru, yüzlerce farklı biçimde tasarlamak mümkün, üstelik hepsi de aynı işlevsellikte. bunu benim tasarımım yapacak olan şey, yani marangoz çizimi ile benim tasarımım arasındaki fark, "ilham" o zaman?
- evet... ve benden gelen ilhamla fiziksel ihtiyaçları birleştiremeyince, ilham eksik sanıp bana geldin!
- değil mi?
- hayır... dün geceden beri aklına gelen fikirlerin tamamı uygulanabilir şeyler, hepsi de çok etkileyici tasarımlara dönüşebilecek ilhamlardı...
- eksik olan neydi o zaman?
- fiziksel ihtiyaçları basit bir kalıba döküp sistem oluşturmadın! yani bizim demin yaptığımız "marangoz kutuları"nı kullanmadın...
- tamam. bunu unutmayacağım :)
- şimdi kafanı biraz boşalt. yine de çok kolay olmayacak...
- en azından artık basit temellerim var...